14 Aralık 2016 Çarşamba

Halepliler için birşeyler yapalım

Merhaba degerli dostlar,şuanda halepde korkunç bir insanlık katliamı yaşanmakta bu zulmu haleplilere reva gören batılı ve dogulu zalim gücler hergün bu insanların başına tonlarca bombalar yagdırıyorlar.Uluslar arası medya sadece kuru kınama mesajlarıyla bu olayı geçiştiriyorlar.okyonuslarda buzlara sıkışan balinalar için dünyayı ayaga kaldıran uluslararsı medya halep de yaşanan katliamlar için kör sagır kesiliyor.buna karşılık biz müslümanlar ne yapıyoruz.önemli olan bu zulme karşı bırşeyler yapmamız lazım.herkes gücü yetigi oranında bu insanlık vahşetine karşı birşeyler yapmamız lazım. zulmün karşısında sesiz duran dilsiz şeytandır.yardımlarınız icin uluslar arası yardım kuruluşu web sitesinin adresini veriyorum
https://www.ihh.org.tr/

Bizim Hikayemiz
                          

Çocukken bize 

"Bir köyümüz var uzakta" derlerdi/

Ne biz oraya gider, ne oradakiler bize gelirlerdi/

Araplar dayımız, Kürtler kuzenimiz, amcalarımızsa Türkmenlerdi/

Görüşmezdik, çünkü sınırları çizenler öyle istemişlerdi/

Bir adı Halep'ti o köyün bir adı Bağdat/

Tatlımız birinden gelir yanlışımız diğerinden dönerdi, heyhat/

Her unsuru ile biz topyekün bir ümmet idik, Vasat/

Bir köyden ilim nehirleri akardı, öbüründen Hayat/

Ha bir de Yemen ile Trablusgarp köylerimiz var idi/

Oraya gidenlerimiz ise geriye dönmezlerdi/

Misafirperverlik beklerken güya hançerlenmişlerdi/

Çünkü tarihimizi yazanlar öyle belletmişlerdi/

Ya Mekkemize ve Medinemize ne demeli/

Orayı görmekti, Türk'ün, Arab'ın, Kürt'ün ortak Emeli/

Kardeş köyler imiş Hicaz, Anadolu, ve Rumeli/

Viyana'dan Senegal'e kim derdi ki " Buralar Yadeli!"

Velhasıl bir köy maneviyat yüklü hurma ikram ederdi/

Diğeri ana kuzusu, köylü güzeli  gelin verirdi/

Öteki kahvemizi, şekerimizi, helvamızı gönderirdi/

Beriki sadakatini, bağlığını ve dostluğunu iletirdi/

Ah o köylerimize nasıl bir hazan Ve kıtlık vurdu/

Bostanları,Bahçeleri, çiçekleri ve de nehirleri kurudu/

Yetmezmiş gibi saldırıyor sırtlanı, yamyamı, iti, aç kurdu/

Medeniyetlerin anası köylerimiz şimdilerde yoklukların yurdu/

Artık kanımız akıyor nehirlerinde o köylerimizin/

Irzı çiğneniyor, namusu payimal ediliyor o gelinlerimizin/

Evlat acısı içiliyor her hanede yerine o kahvelerimizin/

Dalgalarından Heybe değil,  ceset vurur oldu denizlerimizin/

Bırakın dayıyı, kuzeni, amcayı Ve komşuyu tanımayı/

Marifet sayıyor artık kardeş kardeşi satmayı/

Yüzü çamura batan anam, minik bedeniyle Taşıyan mı kavgayı...

Yoksa uçurum kenarında itişen bizler mi bekliyor kurtarılmayı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder